BARCELONA, BARCELONA

Fransa kıyılarından akşam saatlerinde hareket eden gemimizde, bir taraftan günün yorgunluğunu aperatiflerimizle atmaya çalışırken diğer taraftan yemek sonrası üzerimize çöken rehavetin etkisiyle geç olmadan odalarımıza çekilip dinlenmeyi ve yarına daha dinç uyanabilmeyi planlıyoruz ki, tam da o sırada kulağımıza gelen buğulu bir ses ve etkileyici müzik bizi adeta kendimize getiriyor. Sahnedeki İspanyol şarkıcının söylediği birbirinden“BARCELONA, BARCELONA” yazısının devamını oku

PARİS’İN LAVANTA KOKULU,GÜNEYLİ ASİ KARDEŞİ:MARSİLYA

Seyahatimizin altıncı gününde Fransa ‘nın güneyinde Toulon ‘a demir atan gemimiz,tüm görkemi ile bekleyedursun, biz kısa zamanımızı en iyi şekilde değerlendirmek amacıyla Marsilya’ya gitmek için hızlı adımlarla tren istasyonuna doğru yola koyuluyoruz. İstasyonun beklediğimizden daha uzak bir mesafede olduğunu farkediyoruz ancak şanslıyız Toulon halkı oldukça yardımsever, özellikle elindeki pazar çantasından yiyecek alışverişi için mahalle pazarına“PARİS’İN LAVANTA KOKULU,GÜNEYLİ ASİ KARDEŞİ:MARSİLYA” yazısının devamını oku

FRANSA’NIN BAHRİYELİSİ,TOULON

  Pırıl pırıl bir Ağustos sabahının erken saatlerinde dev gemimiz Toulon limanına demir attığında, gezimizin Fransa kıyılarındaki son noktası burası olduğundan gemide kahvaltı yapmayı aklımızdan bile geçirmedik  ve kendimizi limandaki şık brasserie’lerden birine attık. Şanslıyız, tipik bir fransız kahvaltısı olan kruvasan, marmelat ve tereyağ üçlüsünün sanırım en lezzetlisine denk geldik. (Sıcacık ve lezzetli kruvasanların ve“FRANSA’NIN BAHRİYELİSİ,TOULON” yazısının devamını oku